2168 Followers, 1 Following, 278 Posts - See Instagram photos and videos from GITANE New York ジタン ニューヨーク (@gitanenytokyo)
Yaklaşık1,5 saat içerisinde sizi New York’un tam merkezine getirecek otobüs yetişkinler için $20, çocuklar için $10. NEW YORK’TA ULAŞIM NEW YORK METROSU. Dünyanın en eski toplu taşıma sistemlerinden biri olan meşhur New York metrosu 34 hattı ve 468 istasyonu ile emrinize amade. Metroya biniş tek yön 3$.
Exploreour Financial Education Program. The Financial Education Program is a series of short modules and videos designed to take you through the benefits available to you and the responsibilities you have as a New York State taxpayer. You can start anywhere in the series or review all the modules. This is for you—let us know what you think!
SummaryTwo Turkish anti-terrorist agents are sent to New York City on a mission to find and bring back the dangerous Islamic leader codenamed "Dajjal", beli
36 yaşındaki Cameron Diaz model sevgilisi Paul Sculfor ile New York'ta görüntülenmiş. Ne güzel gülmüşler değil mi? İki sevgilinin kaban modelleri de aynı.
cash. İşte Paris, Milano ve New York'un şık şehirlerine yapacağınız bir sonraki seyahatinizde taklit edebileceğiniz 24 modaya uygun görünüm. Paris, Milano, New York… Bu üç şehre boşuna moda başkentleri denilmiyor. Vatandaşları en son ve en büyük moda ürünlerini ve trendlerini giyerek dolaşıyor gibi görünüyor, ancak yine de yataktan çıkıp gördükleri ilk şeyi kapmış gibi zahmetsiz görünmeyi başarıyorlar. Soldan Sokak stili fotoğraflar Milan , New York ve Paris . Onin Lorente tarafından fotoğraflar. Hepimiz Paris, Milano ve New York'un stil başkentlerine seyahat ederken ne giyeceğimiz konusunda endişelenmenin acısını yaşadık, bu yüzden ION Orchard ile ne zaman ne giyeceğimize dair 24 görünümlü bir rehber oluşturmak için birlikte çalıştık. daha sonra Paris'ten başlayarak her şehri ziyaret edersiniz. Ayrıca, şık kıyafetlerinize eşlik etmek için ION Orchard, 22 Kasım'dan önce yarışmaya katıldığınız sürece bir Samsung Galaxy S3 telefonu hediye edecek. Bize güvenin, bunun kadar iyi bir şeyi kaçırmak istemezsiniz, bu yüzden ilkine göz atın ION Orchard tarzı Paris rehberi ve hemen yarışmaya katılın! özlem domates ne demek
Bir şehire gitmeden önce görülecek yerler, yenilecek yemekler listeleri, günlük planlar hazırlanır, haritada lokasyonlar işaretlenir ama New York tüm bu listelerinizi alt üst edecek bir şehir. Özellikle binlerce seçenek arasından ne yiyeceğinize karar vermek dünyanın en zor şeyi olabilir. Ben de acıkınca midesi dışında bir yeriyle düşünemeyen biri olarak bu yazıyla karnınızı acıktırmaya karar verdim. Konum New York’un kahvaltı, tatlı ve kahve mekanlarından sonra bu bölümde de dünya mutfağı ve sokak lezzetlerinden bahsedeceğim. New York’ta sokakta yürüyen 10 insandan 9′u dünyanın farklı bir yerinden gelmiş. Bu kozmopolitlik arasında da şehrin mutfağı inanılmaz gelişmiş. Aradığınız her mutfaktan her yiyeceği, her tarif için her malzemeyi abartısız bulabilmeniz mümkün. Aynı zamanda bu kadar hızlı yaşayan bir şehirde yol üstü lezzetlerinin efsaneliğine de şaşırmamak gerekiyor! New York New York’un Sokak Lezzetleri New York – Chelsea Market İlk olarak bir yiyecek cenneti olan Chelsea Marketdan başlayalım. Eğer mutfakla biraz ilginiz varsa, kesinlikle gelmeniz gereken bir adres! Chelsea Market içerisinde her malzemeyi, baharatı, mutfak aletini bulabileceğiniz marketler, gurme sandviççiler, konsept mağazalar, pop-up workshop storelar var. Sonbaharda her gün ve diğer mevsimler tatil günleri tasarımcı ve sanatçıların açtığı pazar Artists & Fleas da burada oluyor Artists&Fleas her mevsim hafta sonları Williamsburg’de de yer alıyor. Ne yiyeceğimize karar verebilmek için baştan sona 4 kez dolandık Chelsea Market’ı ve en sonunda bir gurme sandviççiden iki çeşit sandviç alıp bölüştük, tabii ki yine Amerikan standartlarında 4 kişiyi doyuracak boyuttalardı. New York – Chelsea Market O koca sandviçleri yedikten sonra onca seçeneğe rağmen pek tatlı yiyebilecek durumda değildik ama Rooney Brook Farm Diary Milk Barı görünce milkshake için her zaman yer olduğuna karar verdik. Burası süt ve süt ürünleriyle hazırlanan yiyecekler için tam bir cennet! Kendi çiftliklerinden gelen günlük taze sütlerle hazırlanıyormuş bütün ürünleri. Etrafta da şirin şişeler içerisinde çeşit çeşit süt var. Ayrıca panolarında “There Will Be Blood” izleyenleri güldürecek şekilde “I drink your milkshake. – There Will Be Milk” yazıyordu. New York – Rooney Brook Farm Diary Milk Bar Chelsea Market’a Highline ve Chelsea’deki galerileri gezmeye gittiğiniz gün kesinlikle uğramalısınız. New York – Smorgasburg Market Hafta sonlarımızı New York’un bit pazarlarını gezmeye ayırdık. Özellikle Brooklyn’de ve spesifik olarak Williamsburg bölgesinde çok güzel pazarlar kuruluyor. Somargasburg yiyecek pazarına çeşit çeşit sandviçler, etler, tatlılar bulabileceğiniz, evinize kahve çekirdeği, peynir gibi ürünler alabileceğiniz standlar kuruluyor. New York – Smorgasburg Market Bir tarafta da vintage kıyafetler, tasarım ürünler, antikalar, plaklar alabileceğiniz standlar var. Ayrıca daha önce bahsettiğim Artists & Fleas da bu bölgeye çok yakın bir yerde. Alışverişimizi yapıp yiyeceklerimizi aldıktan sonra sahilde görülebilecek en iyi Manhattan manzaralarından biri eşliğinde ölesiye doyabilirsiniz. New York – Smorgasburg Market New York’un sembollerinden biri haline gelen sosisli sandviç yemeden olmaz!. Her sokakta bir sosisli arabasına rastlayabilirsiniz. Genelde hepsi aynı şeyleri satıyorlar. Pretzel, şiş kebap, sosisli sandviç… Bütün araçlar lezzet olarak pek farklı durmuyorlar. New York – Nathan’s Famous Sosisli yemek için asıl gitmeniz gereken yer bence Coney Islanddaki Nathan’s Famous! Öncelikle Coney Island Beach çoğu turist için gereksiz bir rota gibi gözükse de New York’ta beni en çok etkileyen yerlerden biri oldu. Şehirden uzak eski lunapark kalıntıları yanında yeni yapılmış lunapark ve upuzun bir kumsal. Biz hafta içi gittiğimiz için tam da beklediğim terk edilmiş havası vardı. Nathan’s famous da tam bu beach’in girişinde yer alıyor. Limonatası, patatesleri ve sosislileri kesinlikle katettiğimiz yolun hakkını verdi. Coney Island ve bir Amerikan klasiği Nathan’s’ı es geçmemelisiniz! Nathan’s sadece Coney Island’da yok tabii ki İstanbul’da bile var ama ilk mağazaları burada açılmış New York – Mcdonald’s Diğer dünya mutfaklarıyla karşılaştırılınca baya üzücü olsa da Amerikan mutfağının akla ilk gelen lezzeti tabii ki burger.. Açıkçası burger yemek için ve şehirdeki en iyi burgeri bulmak için pek vakit ayırmadık. Ama İstanbul’da da açılan Shake & Shack’i ve burger dendiğinde akla ilk gelen marka McDonald’s’ı denedik. Shake & Shack “ah ben New York’ta yedim hiç böyle değil”cileri utandıracak şekilde lezzet olarak tamamen aynı. Ama McDonald’s artık kullandıkları yağın sağlıksızlığından mı yoksa başka bir şeyden mi bilmiyorum Türkiye ve Avrupa’dakilere oranla çok daha lezzetliydi. “McDonald’s’ı Amerika’da dene” maddesine check atmak bizim için önemliydi. Özellikle Times Square üstündekinde New York – Big Gay İce Cream Shop Neredeyse her köşeden çıkan dondurma kamyonları istemeseniz de subliminal mesajlarla dondurmayı aklınıza sokuyor. Bunlardan birinden koca bir küllah dondurma ya da popsicle almak şart. Fakat dondurma için benim önereceğim yer Big Gay Ice Cream Shop! Hem East hem de West Village’da bulunan bu dondurmacı dünyanın en “gay” konseptine sahip. Devasa boyutta rengarenk sprinklelarla kaplı dondurmaları unicornlar tarafından üretiliyor ve midenizde gökkuşağı kusan periler uçuşturuyor. New York – Big Gay İce Cream Shop New York’ta Dünya Mutfakları Dünya mutfağından aklınıza gelebilecek her şeyi bulabilirsiniz New York’ta. Hatta neredeyse hepsine sadece bir sokak üzerinde bile rastladığımız oldu bizim. Bunca seçenek arasından gideceğiniz yerleri iyi şeçerek en az 3 gecenizi ve paranızı şık, farklı bir yerlerde yemeğe ayırmalısınız. New York – Marumi Herkesin New York’ta yediği über süper sushi hikayelerinden sonra mutlaka bir sushiciye gitmeliydik. Bir arkadaşımızın önerisiyle Greenwich Village’da Marumi adında bir restoranta gittik. Küçük bir sushici burası. Çalışanların hepsi Uzakdoğulu ve ısmarladığınız sushi ve roll’lar gözünüzün önünde hazırlanıyor. Fiyatları lezzetli bir akşam yemeği için oldukça uygun. Özellikle yılan balıklı unagi’yi denemelisiniz. Greenwich Village çevresindeki komedi şovlara gitmeden önce iyi bir akşam yemeği seçeneği olabilir. New York – Little İtaly İtalyan mutfağı New York’un resmi mutfağı sayılabilir. Özellikle bizim gittiğimiz dönemde, Eylül ayında, Little Italy bölgesinde İtalyan festivali oluyormuş. Her yer tahmin edilebileceği gibi İtalyan restorantlarıyla dolu. Aslında burası her yönüyle “İtalyan” gibi dursa da İtalyan’ların yoğunlukta olduğu bir bölge değil. Biz Little Italy’ye öğle yemek saatimizi ayırdık. Hepsi genelde kendi menülerinin yanında başlangıç, ana yemek, şarap gibi set menüler hazırlamış. Biz de gittiğimiz yerde buna benzer bir set menü aldık ama başlangıç yerine istediğin çeşit bir makarna ardından ana yemek olduğunu bilmiyorduk. Porsiyonlar büyük, fiyat da ucuz olunca lezzetin kaçacağını düşündük ama her şey gayet lezzetliydi. Ama akşam yemeği için daha hip bir İtalyan restoranına gitmek istedik. New York – Roberta’s Kaldığımız yere çok yakın East Williamsburg’de Roberta’s adında güzel bir mekan bulduk. Bu bölge eskiden eski depoların sanatçılar ve hipsterlarca ele geçirilip “cool”laştırılmasıyla kentsel bir dönüşüme uğramış. Öncelikle şunu söyleyeyim eğer buraya gitmeyi planlıyorsanız saat kadar -belki 2- barda takılmayı göze almalısınız. İsminizi yazdırdıktan sonra içkinizi ve atıştırmalığınızı alıp içerideki ya da renkli ışıklarla süslenmiş bahçesindeki barda sosyalleşebilirisiniz. Mekanın içerisindeki küçük radyo stüdyosunun hemen yanındaydı masamız. Yediğimiz et tabağı, pizzalar ve şarap lezzet olarak oldukça başarılıydılar ama sadece atmosferi bile memnun etmeye yetiyor Roberta’s’ın. New York – Churrascaria Platforma Bu paragraftan özellikle vegan ve vejetaryenlerin uzak durmasını tavsiye ediyorum çünkü sınırsız et yiyebileceğiniz fantastik bir Brezilya restoranından bahsedeceğim. Tiyatrolar bölgesinde yer alan Churrascaria Platforma hayatım boyunca unutamayacağım ve kesinlikle tekrar tekrar gideceğim bir yer. Tesadüfen keşfettiğimiz bu Brezilya restoranında fiks menü olarak sınırsız salata ve et -evet gerçekten sınırsız- yiyorsunuz. Sınırsız ve açık büfe konseptleri normalde yemeğin lezzetini düşüren etkenlerdir ama burası için durum hiç de öyle gelişmemiş. Mekanın ortasında kurulu, içerisinde sushi dahil her çeşit soğuk meze, salata, peynirin olduğu salata bardan istediğinizi istediğiniz kadar yiyebiliyorsunuz. Çok ilginçtir ki sırf bu salata bar için buraya gelip et yemeyen çok insan varmış. Daha sonra ete geçmek istediğinizde yemek istediğiniz garnitürleri bir kağıda işaretleyip garsona veriyorsunuz, masaya oturduğunuzda verilen bi tarafı yeşil diğer tarafı kırmızı diski yeşile çevirdiğinizde masanıza çeşit çeşit etler gelmeye başlıyor. Bütün etler mutfaktan şişler üzerinde farklı pişirilme seviyelerinde ve yöntemlerde hazırlanmış olarak geliyor ve masanızda kesiliyorlar. Tabağınızdaki ete doyduğunuzda diskinizi kırmızıya çeviriyorsunuz yoksa durmaksızın masanıza et geliyor. Bir et sevdalısı olarak rahatlıkla yediğim en güzel etleri burada yediğimi söyleyebilirim. Eğer her şeyden sonra midenizde hala yer varsa ekstra olarak muhteşem gözüken tatlılarından da siperiş edebilirsiniz. Benim önerim buraya 7 – civarı gidip salata ve garnitürlerle mideyi doldurmadan -kalp krizi geçirmemeye dikkat ederek- bütün akşam doya doya, yavaş yavaş et yemeniz -özellikle o epik ribeye her geldiğinde almalısınız-. Tabii bu lezzet ve kalitenin faturası yediğiniz yemekler kadar kabarık. Alkolü ve tip’i dahil etmeden kişi başı 65 doları göze alıyorsanız bu ziyafeti kaçırmayın. Tavsiyeler – NYC foursquare inanılmaz iyi çalışıyor. Notlamalar ve fiyat işaretleri genelde tutuyor. The New Yorker, Timeout NY ve New York Times’ın tiplerini ve listelerini takip edin. – Yelp bilmediğiniz bir mekanı araştırmak için çok iyi çalışıyor New York için. Önceden yorumları okuyup gidin bilmediğiniz yerlere. – Bir mekana gitmeden önce mutlaka çalışma saatlerini kontrol edin. Her dinden ve kültürden insan olduğundan sürekli bir dini bayramla karşılaşabiliyorsunuz. – Vegan ya da vejetaryen olmadığım için bir şey denemedim ama gittiğim neredeyse her yerde vegan ve vejetaryenler için seçenekler vardı. Aç kalmak imkansız. – Hafta sonu rezervasyonsuz iyi bir yere gitmek istiyorsanız kapıda beklemeyi göze almalısınız. – Ben burada yaşamıyorum ki diye gurme şarküterileri gözardı etmeyin ve ilginç malzemeler alıp Central Park’a gidip yemek üzere güzel sandviçler hazırlayın. – Amerika’da porsiyonlar genelde 3 kişiyi doyurabilecek boyutlara ulaşabiliyor. Bu yüzden aç gözlülük yerine bir yemeği paylaşmak en mantıklısı. New York City New York gerçekten aç kalmanızı imkansızlaştıran bir şehir. Eğer yakın bir zamanda gidecekseniz şimdiden yiyecekleriniz için afiyet olsun. Beni sadece mutfağıyla değil her yönüyle kendine bağladı New york. En yakın zamanda tekrar gitmek için sabırsızlanıyorum! Yazının kahvaltı, kahve tatlı mekanları önerileriyle dolu ilk bölümü için “Aç Kalmayı İmkansızlaştıran Şehir New York City okuyabilir, New York turunuza müzelerle devam etmek için “Büyüğüyle Küçüğüyle New York Müzeleri Rehberi“ne göz atabilirsiniz.
1- MoMA’ya gidip dünyanın en etkileyici sanat eserlerini görünMoMA’da Andy Warhol’dan, Picasso’ya kadar bir çok ünlü sanatçının eserlerini bulabilmeniz mümkün. Van Gogh’un 'Yıldızlı Gece' tablosunu da burada görebilirsiniz. Eğer gitmediyseniz Queens bölgesinde bulunan MoMA’ya bağlı, Amerika’nın en büyük modern sanat merkezlerinden biri olan MoMA PS1’yi listenize Brooklyn Köprüsü’nde mutlaka yürüyünNew York’un en ünlü ve tarihi köprüsü olan Brooklyn Köprüsü’nü Manhattan’dan Brooklyn istikametine doğru 2 km’lik mesafeyi yürüyerek deneyimleyin. Genellikle kalabalık olan köprüye erken saatlerde gelirseniz hem daha çok keyif alırsınız hem de köprünün çok güzel karelerini yakalayabilirsiniz. Manhattan tarafından geldiğiniz takdirde, köprü bittikten sonra Dumbo’ya gidip Washington Caddesi’nde bulunan aralıktan en güzel New York fotoğraflarından birini çekebilirsiniz. Zamanınız olursa köprü manzarasına sahip olan 1922'de yapılmış olan atlıkarıncaya Jane’s Carousel Grand Central Terminali’ne gidip harika mimarisine hayran olup, her gün evden işe, işten eve giden insanları izleyin100 yaşını birkaç yıl önce kutlayan Grand Central Terminali’nden günde 750 binden fazla kişi geçiyor. Tren platformu sayısı göz önünde bulundurulduğunda dünyanın en büyük istasyonu olarak sayılıyor. 1913'de tamamlanan terminalde, Superman gibi sayısız Hollywood filmi ve dizisi çekilmiş. Hatta bir söylentiye göre filmlerdeki çoğu tren istasyon sahneleri buradaki 34 numaralı peronda çekiliyormuş. Geldiğinizde aynı yıl açılmış olan Oyster Bar’a ve her türlü şarküteri ürününü bulabileceğiniz Grand Central Market’e uğramayı Broadway’de mutlaka bir gösteri izleyinBroadway gösterilerinin bir çoğu Times Meydanı’nın etrafında ve Theater District’te olmak üzere 40’dan fazla tiyatroda oynanıyor. Lion King, Wicked, The Phantom of the Opera, Frozen ve Harry Potter gibi gösterilerden birini izlemeye gidebilirsiniz. Şimdiye kadar en çok sahnelenen müzikalin The Phantom of the Opera olduğu Central Park’ta sincaplar eşliğinde piknik yapınCentral Park Manhattan’da dev gökdelenlerin arasında, yeşilin binbir tonuyla ve gölleriyle adeta bir cenneti andırıyor. Yoğun şehir hayatından kaçmak, biraz kafa dağıtmak isteyenleri ağırlayan 3382 dönüm alanı kaplayan parkın bazı ülkelerden bile daha büyük olduğunu bilmek gerçekten çok etkileyici. Central Park’ın bana göre en güzel zamanı sonbahar olsa da hangi mevsim gelirseniz gelin, burada keyifli bir piknik yapmayı ihmal etmeyin. Görülecekler arasında Gapstow Köprüsü ve göleti , Bethesda havuzu ve kemerleri, buz pateni alanı olan Wollman Rink öne Bu aralar oldukça popüler olan The Ride’a bininBir otobüs düşünün, koltuklar şoför koltuğu yerine dışarı bakıyor ve önü tamamen cam. Tiyatro izlermiş gibi şehri dolaşıyorsunuz. Tur 75 dakika sürüyor ve New York’un 5. Cadde, Broadway ve Empire State Binası gibi tüm önemli noktaları gezdiriliyor. The Ride biletleri sadece online Met Müzesi’ne gidip kısa bir dünya turu yapın ve turunuza Mısır’dan gelen Dendur Tapınağı’ndan başlayınAmerika’nın en büyük müzesi olan Metropolitan Müzesi dünyanın en çok ziyaret edilen üç müzesinden biri... Müzeyi bir hafta boyunca gezseniz yine de içerideki tüm eserlerin tamamını göremezsiniz. Paris için Louvre Müzesi ne kadar değerli ise New York için de The Met Müzesi o kadar değerli... Met Müzesi’ne geldiğinizde New York’tan ayrılıp küçük bir dünya turu yapabilirsiniz. Önce Mısır’dan parça parça getirilmiş, oldukça büyük sayılabilecek Dendur Tapınağı’nı ziyaret etmekle başlayın, 16. yy İspanyol şatosunun avlusunda dolaşın, Vezüv yanardağının yuttuğu bir villayı ziyaret edip, 16. Yy Osmanlı Dönemine ait, Suriye Şam’da bulunan bir odayı Damascus Room ziyaret edin. Müzede aynı zamanda 15. yy’dan günümüze gelen ciddi bir kostüm koleksiyonu Costume Institute Times Meydanı’nı akşam saatlerinde ziyaret edip reklam tabelalarının aydınlattığı meydanı ve insan selini kendi gözlerinizle görünNew York’un en çılgın ve kalabalık noktalarından birine hoş geldiniz. Eğer daha önce Times Meydanı’na gelmediyseniz mutlaka gelmenizi öneririm ama daha önce geldiyseniz hayatınızda bir kere Times Meydanı ziyaret etmiş olmak yeterli gelecektir. Onlarca dev ekranda dönen reklamları gördüğünüzde, hangisine bakacağınızı şaşıracaksınız. Times Meydanı’na çocuklarla gelirseniz, M&M World ve Disney’in dev mağazalarını gezmeyi New York’a tepeden bakınNew York’un güzelliğini ve büyüklüğünü deneyimlemenin en güzel yolu yüksek gökdelenlerden birine çıkmaktan geçiyor. İster Empire State Binası’nda, ister Top of the Rock’da olsun günü New York manzarası eşliğinde batırın. 102 katlı Empire State binası 1931 senesinde tamamlanmış, filmlere konu olmuş bir gökdelendir. Bu ünlü binaya çıkmak ne kadar özelse, Top of the Rock’dan, Empire State manzarasına bakmak ayrı bir keyiftir. Her iki binaya birden çıkabilmek doğru bir karar olsa da, eğer zamanınız yoksa ve manzara görmek daha ağır basıyorsa tercihinizi Top of the Rock’dan yana kullanabilirsiniz. New York manzarasını deneyimleyebileceğiniz 102 katlı One World Observatory ise seçeneklerden bir Highline’ı mutlaka görünHighline’ın bir zamanlar nakliye trenlerinin geçtiği eski bir demiryolu hattı olduğuna inanmak oldukça zor. Günümüzde büyük bir dönüşüm geçirerek, New York’un yürüyüşe elverişli en yeşil alanlarından biridir. Hudson Nehri ve Manhattan silüetini görebileceğiniz Highline’a geldiğinizde, şirin kafelerden birinde mutlaka kahve molası Özgürlük anıtını görünÖzgürlük anıtını görmek için çok yakınına gitmenize gerek yok. Battery Park’ından görebildiğiniz özgürlük anıtını daha yakından görmek için Staten Island feribotuna binebilirsiniz. Eğer Özgürlük Anıtı’nın içine girip, tepesine tırmanmak istiyorsanız, buna günde sadece 300 kişinin yapmasına izin verildiğini unutmayın. Özgürlük anıtının tepesine asansör ile çıkılmadığından, dar bir alanda sayısız merdiveni tırmanmanız gerektiğini bilmenizde fayda Pizzaya iyice doyunPizza denilince akla İtalya gelse de bir kere New York’ta pizza yedikten sonra aklınıza hep New York gelecek. New York zamanında İtalya’dan öyle çok göç almış ki, şehrin resmi yemeği pizza olmuş desek doğru olur. New York’ta açılan ilk pizzacı, Napoli’den gelen bir aile olan Lombardi’s tarafından 1905 yılında açılmış. Sırası bol olan Lombardi’s pizzalarını yemeden New York turu asla tam olmaz. West Village’da bulunan Emily hem pizzaları, hem hamburgerleri ile bizim favorilerimiz arasında. New York’ta 24 saat pizza bulabileceğinizi belirtmeden geçmeyelim. 24 saat pizza yiyebileceğiniz en ünlü pizzacılardan biri ise Broadway’deki 99 Cents Buz pateni yapınNew York ve buz pateni kelimeleri birbirine öyle çok yakışıyor ki kış döneminde New York’ta buz pateni yapmaktan daha romantik bir şey gelmiyor aklıma. Central Park’ın içinde yeşillik ve gökdelen manzarası eşliğinde Wollman buz pateni pistinde kayabilirsiniz. Bir diğer ünlü pist ise Midtown’da bulunan Rockefeller Merkezi’nde bulunuyor. Buradaki buz pateni pistinde kaymak ise gerçekten eşsiz bir New York’un klasik lezzetlerini tadınNew York’ta öyle çok restoran varmış ki sadece Manhattan’da fazla restoran olduğu söyleniyor. Her gün farklı restoranlarda yemek yemeye kalksanız 23 sene sürermiş. Dolayısıyla gitmeden önce doğru adresleri bulmak şart. Et severler için Kat’z Deli, Peter Lüger Steakhouse, en iyi hamburger için Burger Joint ve Emily, brunch için Sadelle’s ve Maman Tribeca adreslerini verebilirim. Soho’da bulunan romantik Fransız brasserie Balthazar ve muzlu, kekli pudingleri ile ünlü Magnolia Bakery’i unutmamak gerekir. Balık severler için ise Russ&Daughters Cafe nokta atışı ChinatownDünya üzerinde Çin’in dışında, en çok Çinli nüfusu barındıran mahallelerden biri olan rengarenk ve canlı Chinatown görülmeden New York gezisi tamamlanmış sayılmaz. Kalabalık sokakları, Çin’den gelen ilginç hediyelik eşya satan dükkanları, baharatçıları, Uzak doğu restoranları ile kendinizi bir anda New York’tan Çin’e ışınlanmış hissedeceksiniz.
Ana Sayfa › Pratik Bilgiler › New York City Hakkında Bilmeniz Gereken 10 İlginç Bilgi 4 dakikada okuyabilirsiniz Amerika’nın en büyük metropolü, Big Apple olarak da bilinen New York City hakkındaki ilginç gerçeklere değindim. 1. New York’un en ünlü binalarından biri olan Empire State binası yalnızca bir yılda inşa edilmiştir. 381 metre uzunluğunda olup 102 katlı olan gökdelen, yapım maliyeti beklenenin yarısına mal olmuştur. 2. Amerika’nın ilk pizza restoranı New York’ta açılmıştır. New York ayrıca kendi ismini almış New York pizzası ile ünlüdür. 3. New York'taki evsiz insanların sayısı yaklaşık bulmaktadır. Homeless dedikleri insanlar maalesef ABD’nin her yerinde. 4. Albert Einstein'in gözleri New York’taki bir kasada saklanıyor. Ünlü mucitlerin organları da değerli anlaşılan. 5. New York’ta bir taksi plakası satın almanın bedeli yaklaşık 1 milyon dolar. Taksileriyle ünlü bu şehirde plaka almak çok pahalı. Fakat taksicilerin çok para kazandığı da aşikar. 6. Dünya'da en çok milyonere sahip şehir New York olarak biliniyor. Her 21 New York’lu arasından bir kişinin milyoner olduğunu biliyor muydunuz? 7. Amerika’nın en mutsuz insanları New York'ta bulunuyor. Para var, huzur yok 8. Eğer sizin de New York’ta bir eviniz varsa, evinizin önüne ücretsiz olarak bir ağaç dikilmesini isteyebilirsiniz. Sahiden de New York City başta olmak üzere ABD’de hemen hemen her evin önünde en az bir tane de olsa ağaç dikili. 9. New York'ta korna çalmak legal değildir. Eğer acil bir durum haricinde korna çalarsanız, para cezası alırsınız. 10. Dünya'nın en büyük müzesi New York'tadır. 2 milyon esere sahip The Metropolitan Museum of Art, bu özelliği ile dünyanın en büyük ve en önemli sanat müzelerinden biri haline getirmiştir. New York ile ilgili bu içerikleri de mutlaka okuyun! New York City’de Kolay Ulaşım için 4 Pratik Bilgi New York City’de Görülmesi Gereken 26 Büyüleyici Yer! Amerika Günlüğü Çocukluk Hevesi YAZAR HAKKINDA
New York’ta olmanın en güzel yanı New York’ta ilk defa bulunmuyor olmak. Eğer bu sayfaya düşmüş olmanızın amacı New York’ta yapılması gereken ilk 10 atraksiyon, görülmesi gereken en önemli yerler gibi turistik listeleri bulmak ise şu anda sağ üst köşedeki çarpı işaretine basarak derhal burayı terkedebilirsiniz. Yoksa zaman kaybedeceksiniz Ben bu sefer gitmeden önce sosyal medyanın nimetlerini daha farklı kullanıp, turistik sayfalarda çok yer almayan mekanlar, restaurantlardan bir yapılacaklar listesi oluşturdum kendime. Listeyi bu sefer de tamamlayamadım ama nasıl olsa New York her zaman gitmek için iyi bir destinasyon, yine yolum düşer diye umuyorum. Bu sayfadaki yazıları okuyanlar bilir; hiçbir zaman damak zevkim konusunda iddialı olmadım ama sıradanlıktan uzak mekanları görmek, alışveriş kaçamaklarını bulmak önceliğim olmaya başladığından beri turist olma özelliklerim de değişti. İşte New York’ta yemek yemek için birkaç öneri Bubby’s Pie Bar / Tribeca Kahvaltı/brunch için mutlaka deneyin. Lezzetler bizim damak tadımıza çok uygun. Oldukça popüler olan mekana özellikle haftasonu gitmeye kalktıysanız dakikalarca sıra beklemeniz gerekebiliyor. Stres yapmayın, beklerken kahvenizi sipariş edin ve yudumlamaya başlayıp midenizi kahvaltıya hazırlayın. Zaten sofrayı donatıp hem gözünüzü hem de karınınızı doyuracak bir menü olduğunu garanti ediyorum. Benim favorim Huevos Rancheros oldu. Bizim menemenize benzer bir omlet, siyah fasulye ve yeşil pirinçten oluşan sağlıklı bir tercih. Mekan çok büyük sayılmaz, buna rağmen masalar büyük gruplar için de uygun. Dekorasyonda kullanılan yumuşak renklerle, masa ve duvarların malzemelerinden kaynaklanan oldukça sıcak bir atmosfer sözkonusu. Via Quadronno Ünlü Tiramisu’sundan yemek için gittiğim Via Quadronno’daki 6 malzemeli sıcak paninilere bayıldım. Öğle yemeği saatine denk getirip tatlı öncesi midenizi şenlendirmek için çok iyi bir seçenek. Hem kahvaltı, hem tüm gün, hem de akşam yemeği için ayrı menüleri bulunuyor. Hareketli meydanlardan uzak sayılabilecek bir bölgede upper east side yer alan ufak mekan tam da New Yorker tarzını simgeliyor. Sokaktan görünüşü daracık bir cafe izlenimi verse de masalar arka tarafta toplanmış durumda. Amatör ruha sahip görünen mekanın servisi ise gerçekten profesyonel düzeyde. Gelelim ünlü tatlımıza. Aslında bildiğimiz görünümlü tiramisu’ları ile ünlü olsalar da biz iki kişilik olan ve görüntüsüyle bizi cezbeden Venedik usulü Tiramisu’yu tercih ettik. Oval bir servis tabağının bir tarafında kahve, bir tarafında krema ve kendi tatlınızı kendiniz yapın diye yanlarına eklenmiş 6 adet kedi dili bisküviden oluşuyor. Bisküvilerinizi önce kahveyle ıslatıp tabağınıza alıyorsunuz. Sonra üzerine kremadan sürüp afiyetle yiyorsunuz. Gerçekten atraksiyonu kadar lezzeti ile de çekici bir tatlı deneyimi idi. Spice Acı yemeyi sevdiğimden baharatlı Uzakdoğu mutfağı, denemekten hep keyif aldığım yemekleri barındırıyor. Spice, lezzetlerinin keskinliğini yansıtan kırmızı ve karanlık dekorasyonu ile akşam yemeği için, sonrasında içkinizi yudumlayarak demlenebileceğiniz ve müziklerin muhabbetinizi bölmediği düzeyiyle, gerçekten çok keyifli bir seçenek. Başlangıç için tercih ettiğimiz Walnet Shrimp karamelize ceviz ve baharatlı mayonez sos ile servis edilen karides Türkiye’de benzerleri denenenlerin çok üzerinde bir lezzete sahipti. Ana yemek için ise benim tercihim ananaslı tavuk ve kızarmış pilav oldu. Şarabımın yanına yakışır lezzette ve oldukça doyurucu bir porsiyon büyüklüğündeydi. Kelley and Ping Soho’da alışverinize ara verdiğiniz zaman yemek yemek için tercih edebileceğiniz ve yine uzakdoğu mutfağının temsilcilerinden olan Kelley and Ping turistlerden ziyade lokallerin tercih ettiği cafe’lerden bir tanesi. Yüksek tavanlı mekan bu sebeple oldukça ferah, merkezi olması ve menüsünün çeşitliliği de oldukça cazip hale getirmiş. Wokta pişen yemeklerden çorbalara, noodle’lardan salatalara sağlıklı tercihleri ile menüsünü ön plana çıkıyor. Tatilin ikinci haftasının sonuna doğru gittiğimden, Amerika kıtasındaki posiyonların büyüklükleri de gözönünde bulundurulduğunda tercihimi salatadan yana kullanıyorum 🙂 Sizin için farkeder mi bilemiyorum ama selfservis ile hizmet veriyorlar. Hızlı Atıştırmalıklar New York’a giden herkese Shake Shack’te burger yemesi tavsiye edilir. Zaten artık Türkiye’de de açıldığı için siz bu sefer değişiklik yapın ve hızlı burger için Five Guysı tercih edin. Açıldığı günden beri çeşitli yeme-içme dergileri tarafından kazandıkları sıralama ödülleri var. Fast food tarzı burger için iyi bir seçim. Sokaktaki bar masalarında ya da içeride ayakta yemeye razıyım, dilim pizza ile ara öğün yapmak istiyorum diyebileceğiniz mekan ise ünlü Spider Man filminde de görmüş olabileceğiniz Joe’s Pizza. O kadar çok müşterisi var ki pizzalar sürekli fırından yeni çıkmış ve sıcak servis ediliyor. Aman diliniz yanmasın, dikkat edin. 230 Fifth Rooftop Lounge Daha önce New York’a gittiniz ve Empire State ya da Rockefeller binalarının tepesine çıkıp Manhattan manzarasını zaten seyrettiniz. Eğer benim gibi tam akşamüstü vakitlerini denk getiremeyip hem gündüz hem gece manzarasının keyfini çıkaramadıysanız bu durumda size daha keyifli bir seçenek öneriyorum 230 Fifth Rooftop Lounge. Bu sefer Empire State’e karşı oturup hem manzaranın tadını çıkarmak hem de akşamüstü içkinizi yudumlamak için daha ideali düşünülemezdi. Hem teras katı hem de kapalı ayrı bir katı olduğu için 4 mevsim uygun mekanlardan bir tanesi. Gösteri Sleep No More New York, Broadway show’ları ile ünlü. Phantom of the Opera, Lion King ve daha niceleri. Her gidişinizde bir gösteri izleseniz yine de listenin tamamlanması zor. Ancak bu müzikallere alternatif ya da ek olarak düşünülebilecek başka bir oyun var Sleep No More. 4 katlı bir otelin sahne olarak kullanıldığı ve izleyicilerin interaktif olarak bu otelin içinde oyuncuları takip ederek izlediği bir gösteri. Hangi oyuncuyu takip etmeye karar verirseniz ki en çok Macbeth’i takip etmeniz öneriliyor oyunun izlediğiniz bölümü buna göre değişiyor, muhakkak birden fazla kere gitmek gerekir ancak nadiren NY’a seyahat ediyorsanız ve tekrarı için şansınız az ise internetteki ipuçlarını okuyup kimleri takip ederseniz hikayeyi daha iyi anlayacağınız ile ilgili yorumları bulacaksınız. Ama çok farklı bir deneyim olduğu kesin. İzleyicilerin oyun boyunca maske ile dolaştığı ve konuşmalarının yasak olduğu vu muhakkak rahat bir ayakkabı ile gitmelerini önerdiğim bir tecrübe. Alışveriş Konu New York olunca alışveriş ile ilgili tavsiyelere çok gerek yok aslında. Belli başlı outlet’lerde aradığınız tüm markaları uygun fiyatlarla bulabilirsiniz. Ancak outlet’ler şehir dışında ve siz merkezden uzaklaşmak istemiyorsanız bu durumda bakabileceğiniz bazı mağazalar ve takip etmeniz gereken yöntemler var. Gitmeden önce internette “sample sale” diye arattığınızda hangi mağazalarda sizin orada bulunacağınız günlere özel indirim olacağını bilerek program yapabilirsiniz. Dünyaca ünlü markaların mağazalarında bile outlet fiyatları ile karşılaşacaksınız. Hemen hemen her sezonda, her mağazada genelde arka bölümlerde yer alıyor indirim reyonları bulunuyor, buraları da mutlaka kontrol etmenizi tavsiye ederim. Century 21 gibi şehir merkezindeki çok katlı mağazalar ise yine dünya markalarında özellikle çok uygun fiyata güneş gözlüğü, ayakkabı ve kıyafet bulabileceğiniz noktalar. Finans bölgesindeki mağazası ise en büyüğü. Gördüğünüz gibi bu yazı, daha önce Central Park’ta çimenlere yayılmış, Brooklyn Köprüsü’nü yürüyerek geçmiş, Times Square’de ekranlarda kendi görüntüsünü aramış, Grand Central Station’da filmlere atıfta bulunacak pozlar vermiş, Broadway müzikallerini izlemiş, Özgürlük Anıtı’nı ziyaret etmek için saatlerce feribot sırası beklemiş, Borsa binasının önünde kahvesi ile poz vermiş, Boğa Heykelinin boynuna sarılmış, İkiz Kuleler’in ardında kalanlara bakıp hüzünlenmek gibi daha birçok aktiviteyi deneyimlemiş biraz da New Yorker’ların yaşam tarzına daha yakından dokunmak isteyen kişiler için kaleme alınmıştır. Bu kişiler için de New York’a seyahatin kaçıncı kere ya da kaç gün kalınacağı hiçbir zaman akla gelen sorulardan olmamıştır. New York her zaman gitmek için güzel bir seçenektir…
new york ta ne giyilir