cash. Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır. Vemen yuhâcir fî sebîliAllâhi yecid fî-l-ardi murâġamen keśîran vese’atenc vemen yaḣruc min beytihi muhâciran ilaAllâhi verasûlihi śümme yudrik-hu-lmevtu fekad veka’a ecruhu alaAllâhik vekânaAllâhu ġafûran rahîmânAllah yolunda yurdundan göçen, yeryüzünde barınacak birçok yerler bulur, ferahlığa erer ve kim, Allah ve Peygamberi uğrunda evinden çıkıp hicret eder de sonra ona ölüm gelip çatarsa onun ecri Allah'a aittir ve Allah suçları örter rahimdir. Kim de Allah yolunda hicret ederse, yeryüzünde barınacak çok güzel ve bereketli yerler bulacak, genişlik ve bollukla karşılaşacaktır. Allah’a ve Resulüne hicret yapmak Kur’an ve Sünnet nizamına kavuşmak üzere evinden çıkan, sonra kendisine ölüm gelip bu dünyadan ayrılan kişinin ecri ise şüphesiz Allah’a kalmıştır. Allah Bağışlayıcıdır, esirgeyip merhamet Allah rızası için kötülük diyarını terkederse, yeryüzünde gidecek, barınacak bir çok yerler de bulur, bereketli hayat da bulur. Kim Allah ve Rasülü için göç etmek maksadıyla evinden çıkar da, kendisine ölüm yetişirse, onun mükafatı Allah katındadır. Çünkü Allah, çok bağışlayıcı ve çok merhamet yolunda baskı, zulüm ve işkencenin hâkim olduğu memleketlerinden, özgürce Allah'a kulluk ve ibadet etmek, güç ve gönül birliği yapmak için hicret eden kimse, yeryüzünde, İslâm'a, müslümanlara hayat hakkı tanımayanları dize getirecek birçok kaleler, stratejik bölgeler, imkânlar, bolluk, güç ve özgürlükler bulur. Kim, Allah ve Rasulü uğrunda baskı, zulüm ve işkencenin hâkim olduğu memleketlerinden, özgürce Allah'a kulluk ve ibadet etmek, güç ve gönül birliği yapmak için hicret ederek evinden çıkar da, sonra kendisine ölüm gelir çatarsa, artık onu mükâfatlandırmak Allah'a vacip olur. Allah samimi kullarını koruma kalkanına alır, çok bağışlayıcı, engin merhamet el-Lübâb, 6/ Allah yolunda hicret ederse yeryüzünde barınacak çok yer ve genişlik bulur. Kim Allah'a ve Peygamberi'ne hicret etmek üzere evinde çıkar da yolda kendisine ölüm ulaşırsa Allah'ın ona ecir vermesi hak olmuştur. Allah bağışlayıcı, merhamet Ebi Hatim ve Ebu Ya`la`nın Abdullah bin Abbas rivayet ettiklerine göre, Damra bin Cundeb hicret etmek üzere evinden çıktı. Ancak R... Devamı..Allah yolunda hicret eden, yeryüzünde barınacak çok yer de bulur, genişlik ve bolluk da. Allah'a ve Resûlü'ne hicret etmek üzere evinden çıkan, sonra kendisine ölüm gelen kişinin ecri şüphesiz Allah'a düşmüştür. Allah, bağışlayıcıdır, kim Allah yolunda hicret ederse, yeryüzünde gidecek çok yer ve genişlik bulur. Kim Allah'a ve Rasûlüne itaatla hicret ederek evinden çıkar da sonra kendisine ölüm yetişirse, onun ecri mükâfatı gerçekten Allah'a düşmüştür. Allah çok bağışlayıcı, çok Allah yolunda hicret ederse, yeryüzünde gidebileceği çok yer ve bol rızık bulur. Kim, Allah ve elçisine doğru hicret edip evinden çıkar ve yolda ölüm onu yakalarsa, artık onun mükâfatı Allah’a aittir. Çünkü Allah Gafur ve Rahimdir. Kusurlarını bağışlar, ona rahmet eder.Allah yolunda hicret eden kimse yeryüzünde gidecek birçok güzel yer ve bolluk, imkân bulur. Kim Allah ve Peygamberi uğrunda hicret ederek evinden çıkar da, sonra kendisine ölüm yetişirse, artık onun ödülü Allah'a düşer. Allah da çok affedicidir; merhamet yolunda göçmen olan yeryüzünde bollukla birçok sığınak bulur, Allah ile Peygamberin yolunda, göçmen olup yuvasından ayrılanın, sonradan da ölenin, sevabı Allah üzerinedir, Allah bağışlayıcı, Allah yarlıgayıcıKim Allah yolunda hicret etmek isterse, yeryüzünde gidilecek birçok yer ve her türlü genişlik bulabilir. Kim Allah ve Resûlü yolunda hicret ederek evinden çıkar da yolda ölüm gelip kendisini yakalarsa, onun mükâfatı Allah'a düşer. Allah çok bağışlayandır, çok merhamet 622 yılında Hz. Muhammed, onun gönül dostları ve dava arkadaşları Mekke’den Medine’ye hicret etmişlerdir. Bu hicret, İslam’ı yaşamanın her geçe... Devamı..FîsebîliAllah memleketini terk iden sâir arzda aynı vecihle hareket iden diğer âdemler ve emvâl-i kesîre bulacaklardır. Allâh ve rasûli içün hânesini terk idüb muhâceret idenlerden vefât iyleyenlerin ecir ve mükâfâtı Allâh’dandır. Allâh gafûr ve yolunda hicret eden kişi, yeryüzünde çok bereketli yer ve genişlik bulur. Evinden, Allah'a ve Peygamberine hicret ederek çıkan kimseye ölüm gelirse, onun ecrini vermek Allah'a düşer. Allah bağışlar ve merhamet eder.*Kim Allah yolunda hicret ederse, yeryüzünde gidecek çok yer de bulur, genişlik de. Kim Allah’a ve Peygamberine hicret etmek amacıyla evinden çıkar da sonra kendisine ölüm yetişirse, şüphesiz onun mükâfatı Allah’a düşer. Allah, çok bağışlayıcıdır, çok merhamet yolunda hicret eden kimse yeryüzünde gidecek bir çok güzel yer ve bolluk imkân bulur. Kim Allah ve Resûlü uğrunda hicret ederek evinden çıkar da sonra kendisine ölüm yetişirse artık onun mükâfatı Allah'a düşer. Allah da çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir. Medine’ye hicretten önce müslümanlar büyük acılar, işkenceler ve sıkıntılar çekmiş, bir kısmı bu sebeple Habeşistan’a göç etmişlerdi. Milâdî 622 yılı... Devamı..Kim ALLAH yolunda göç ederse yeryüzünde barınacak çok yer ve bolluk bulur. Kim ALLAH'a ve elçisine göç etmek için evinden çıkar ve sonra kendisini ölüm yakalarsa, ödülünü vermek ALLAH'a düşer. ALLAH Bağışlayandır, kim Allah yolunda hicret ederse, yeryüzünde gidecek çok yer de bulur, genişlik de bulur. Her kim Allah'a ve Peygamberine hicret etmek maksadıyla evinden çıkar da sonra kendisine ölüm yetişirse, kuşkusuz onun mükafatı Allah'a düşer. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet kim Allah yolunda hicret ederse yer yüzünde gidecek çok yer de bulur, genişlik de bulur ve her kim Allaha ve Peygambere hicret kasdiyle evinden çıkar da sonra kendisine ölüm yetişirse muhakkak ki onun ecri Allaha düşer, Allah bir gafur, rahîm bulunuyorKim, Allah yolunda hicret ederse, yeryüzünde gidecek pek çok yer ve genişlik bulur. Kim, Allah ve Resul'ü için hicret edip, yurdundan ayrılır da sonra onu ölüm yakalarsa, onun ecri, kesinlikle Allah'a aittir. Kuşkusuz, Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz' Allah yolunda hicret ederse yer yüzün de gidecek, barınacak bir çok yerler de bulur, genişlik de bulur. Kim evinden, Allaha ve onun peygamberine muhacir olarak çıkıb da sonra kendisine ölüm yetişirse muhakkak ki onun mükâfatı Allaha düşmüşdür. Allah çok yarlığayıcı, çok kim Allah yolunda hicret ederse, yeryüzünde gidecek birçok yer ve maddî ma'nevî bir genişlik bulur. Kim de Allah'a ve Resûlüne hicret edici olarak evinden çıkar, sonra da kendisine ölüm yetişirse, artık onun mükâfâtı şübhesiz Allah'a âid olur. Çünki Allah, Gafûr çok mağfiret edicidir, Rahîm çok merhamet edici Allah yolunda yurdunu terk ederse, yeryüzünde pek çek nimetler ve geniş yerler bulur. Evinden Allah ve resulüne hicret etmek amacıyla çıkıp ta, ölüm ona yetişen kimsenin karşılığını vermek, Allah’a aittir. Allah bağışlayan ve merhamet kim Allah uğurunda göç edecek olursa , yeryüzünde bir çok barınak, genlik bulacaktır. Herkim Allah için, O’nun elçisi için göç edip de kendisine ölüm erişecek olursa, onun karşılığı Allah’a düşer. Allah yarlıgayıcıdır, ki Allah yolunda hicret ederse yer yüzünde barınacak çok yerler, genişlik [⁵] bulur. Kim ki Allah/a, peygambere emrettikleri yere hicret ederek hanesinden çıkar, sonra oraya varmadan ona ölüm çatarsa onun mükâfatı Allah/a düşer. Allah gafurdur, rahimdir.[5] Bolluk, memleket hususunda, rızk hususunda, dini izhar hususunda yolunda hicret eden/göç eden kimse yeryüzünde gidecek çok yer ve bolluk bulur. Kim, Allah ve elçisi için hicret etmek/göç etmek amacıyla evinden çıkarsa, sonra da ölüm kendisini yakalarsa, onun mükâfatı Allah’a aittir. Çünkü Allah Gafûr ve Rahîm Allah yolunda hicret ederse, yeryüzünde gidecek çok yer ve genişlik bulur. Her kim Allah'a ve peygambere hicret etmek maksadıyla evinden çıkar da sonra kendisine ölüm yetişirse, onun ecrini vermek Allah'a düşer. Allah bağışlayıcıdır, merhamet müminler! Allah yolunda hicret etmekten korkmayın! Her kim zulüm diyarını terk ederek Allah yolunda hicret ederse, yeryüzünde barınabileceği bir çok yer bulacak, huzurlu ve bereketli bir hayata kavuşacaktır.“Yerimden ayrılırsam amacıma ya ulaşırım, ya ulaşamam; iyisi mi, hicret edeceğim derken elimdekini de kaybetmeyeyim!” diye düşünmeyinKim de Allah’a ve Elçisine itaat ederek İslâm diyarına hicret etmek amacıyla evinden çıkar, ancakamacına ulaşamadan yolda eceli gelir de vefât ederse, onu ödüllendirmek Allah’a düşer. Çünkü Allah çok bağışlayıcı, çok merhametlidir. Bu merhameti sayesindedir ki, bakın size ne kolaylıklar sunuyorKim Allah yolunda hicret ederse, Yeryüzü’nde birçok gidilecek yer de, genişlik de bulur. Kim Allah’a ve O’nun rasûlüne hicret etmek üzere evinden çıkarsa, sonra kendisine Ölüm yetişirse, onun ödülünü vermek Allah’a aittir. Allah rahîm gafûr için göç edip yola düşenler, bir çok zorluk ve sıkıntı yanı sıra yeryüzünde bir takım zenginlikler de bulacaklardır. Allah'a ve Resulüne varabilmek için yerini yurdunu terk edenlere, sonra yolda eceli gelip ölenlere, mükafatlarını Allah bizzat verecektir. Allah, engin hoşgörülü bir sevgi selidir...Kim Allah yolunda hicret ederse, yeryüzünde gidebileceği birçok yer bulur. Allah’ın arzı geniştir. İnsanların yaşayacağı yeteri genişlikte yerler vardır. Kim Allah’a, Resulüne hicret etmek amacıyla evinden çıkar, sonra kendisine ölüm yetişirse, şüphesiz O’nun mükâfatı Allah’a düşer. Allah çok bağışlayan, çok merhamet edendir. Allah yolunda hicret eden kimse, yeryüzünde gidecek birçok yer ve bolluk imkân bulur. Kim Allah’a ve Elçisine din uğrunda hicret ederek evinden çıkar da sonra kendisine ölüm yetişirse elbette onun ödülü Allah’a ait olmuştur. Allah çok bağışlayandır, çok kim Allah yolunda hicret ederse yeryüzünde sığınacak birçok güzel yer ve elverişli geçim imkânları Her kim de Allah ve Peygamber uğruna hicret etmek için evinden çıkar, sonra bu yolda ölürse, şüphesiz onun mükâfatı Allah’a aittir ve Allah çok bağışlayıcı, çok merhamet Bir kimsenin, Dar’ül-Harp’te dinini açığa vurup yaşayabiliyor bile olsa, Müslümanların sayısını çoğaltmak ve cihada katılabilmek için Dâr’ül-İslâm’a... Devamı..Ve kim Allah için kötülük diyarını terk ederse, yeryüzünde çok tenha yollar ¹²⁶ ve bereketli hayatlar bulacaktır. Kim de Şeytan’dan Allah’a ve Peygamberi’ne göç etmek uğruna e-vini terk eder ve sonra onu ölüm alırsa, onun mükafatı da Allah katındadır; çünkü Allah gerçekten çok bağışlayıcıdır, rahmet Murâğam kelimesi rağam “toz-toprak” isminden türetilmiştir ve “burnu toprağa yapıştırıldı”; yani, “aşağılandı ve istemediği şeyi yapmaya zorland... Devamı..Kim, Allah yolunda hicret ederse, yeryüzünde imanını yaşayacak birçok geniş yer ve imkân bulur. Kim, evinden Allah ve elçisinin yolunda hicret için ayrılır da hicret esnasında ölürse, onun mükâfatı Allah’a aittir. Allah, çok bağışlayıcı ve merhametlidir. 2/218, 8/72, 9/20, 16/41Kim de Allah yolunda hicret ederse, kendisine bir çok alternatif mekânlar[⁸²⁶] ve imkânlar bulur. Ve her kim Allah’a ve Rasûlü’ne hicret etmek üzere evinden çıkar da, ardından ölüm gelip onu bulursa, artık onun ödülü Allah’a aittir; zaten Allah tarifsiz bir bağışlayıcıdır, eşsiz bir merhamet kaynağıdır.[826] Murâğamen burada kinaye olarak kullanılmıştır Râğıb. Burada, kişiyi rahatsız eden bir diyarı terk edip, onun rağmına’ bir başka diyar araması... Devamı..Ve her kim Allah Teâlâ yolunda muhâcerette bulunursa yeryüzünde birçok hayırlı barınacak yer ve genişlik bulur. Ve her kim hanesinden Allah Teâlâ'ya ve resûlüne muhacir olarak çıkarsa, sonra da kendisine ölüm yetişirse muhakkak onun mükâfaatını vermek Cenâb-ı Hakk'a aitir. Ve Allah Teâlâ gafûrdur, Allah yolunda hicret ederse dünyada gidecek çok yer, genişlik ve bolluk bulur. Kim evinden Allah'a ve Resulüne hicret niyetiyle çıkar da yolda ecel gelip kendini yakalarsa o da mükâfatı haketmiştir ve onu ödüllendirme Allah'a aittir. Allah gafurdur, rahimdir affı, merhamet ve ihsanı boldur. Allah yolunda göç eden kimse, yeryüzünde gidecek çok yer ve bolluk bulur. Kim Allah ve Elçisi için göç etmek amacıyle evinden çıkar da kendisine ölüm yetişirse, onun mükafatı Allah'a düşer. Allah, bağışlayandır, içün hicret idenler yeryüzünde bir çok gidecek ve sığınacak yerler, refâh-ı ma'îşet ve vüs'at bulurlar. Allâh'a muhâcir olarak hânesinden çıkan ve sonra yolda ona ölüm irişüb vefât iden kimsenin ecir ve mükâfâtı Allâh Te'âlâ üzerinedir. Onı mutlakâ me'cûr ve mükâfât ider Allâh gafûr rahîmdir. [¹][1] Bu âyet-i kerîme Cünda' bin Damre hakkında nâzil olmuşdur. Mumâileyh ihtiyâr ve hasta idi. " اِلَّا الْمُسْتَضْعَف۪ينَ - hakîkaten za'îf olanlar d... Devamı..Kim Allah yolunda hicret göç ederse, yeryüzünde gidecek yer ve bir genişlik bulur. Kim Allah'ın ve Elçisi’nin yolunda hicret için evinden çıkar sonra ölürse onun ödülü Allah’a ait olur. Çünkü Allah bağışlar, ikramı Allah yolunda hicret ederse, yeryüzünde bir çok geniş yer bulur. Kim, evinden Allah'a ve Resulüne hicret için ayrılır sonra da kendisine ölüm yetişirse, onun mükafatı Allah'a aittir, Allah, çok bağışlayıcı ve yolunda hicret eden kimse, barınacak nice yerler ile rızkında genişlik bulur. Kim Allah'a ve Resulüne hicret etmek üzere evinden çıkar da yolda eceli gelirse, onu ödüllendirmek Allah'a kalmıştır. Allah ise çok bağışlayıcı, çok merhamet Allah yolunda hicret ederse yeryüzünde, varıp sığınarak karşı harekete girişecek çok yer bulur; geniş bir imkân da bulur. Ve her kim, evinden Allah'a ve resulüne hicret niyetiyle çıkar da kendisine ölüm yetişirse onun ödülünü vermek Allah'a düşer. Allah Gafûr'dur, Rahîm' her kim ayrıla evinden, Tañrı yolında; bula yirde varacaķ yir çoķ, daħı giñlik. daħı her kim çıķa evinden ayrılıcı-y-iken evinden, Tañrıdan yaña daħı yalavacından yaña; [47a] andan, ire aña ölüm bayıķ düşdi müzdi anuñ Tañrı üzere. oldı Tañrı yarlıġayıcı raḥmet kim sefer eylese ġazālıḳa Tañrı yolında, ṭapar yir yüzinde çoḳnimetler ve giñlikler. Daḫı kim çıḳsa evinden sefer eyleyüp Allāh yolına,daḫı nebī yolına, özine ölüm yitişse taḥḳīḳ anuñ ecri Tañrı üstinedür. DaḫıTañrı Taālā günāhlar baġışlayıcıdur, raḥmet yolunda hicrət edən şəxs yer üzündə çoxlu sığınacaq və genişlik bolluq tapar. Kim evindən çıxıb Allaha və onun Peyğəmbərinə tərəf hicrət etsə, sonra isə mənzil başına çatmadan ölüm onu haqlasa, həmin şəxsin mükafatını Allah Özü verər! Allah bağışlayandır, rəhm edəndir!Whoso migrateth for the cause of Allah will find much refuge and abundance in the earth, and whoso forsaketh his home, a fugitive unto Allah and His messenger, and death overtaketh him, his reward is then incumbent on Allah. Allah is ever Forgiving, who forsakes his home in the cause of Allah, finds in the earth Many a refuge, wide and spacious Should he die as a refugee from home for Allah and His Messenger, His reward becomes due and sure with Allah. And Allah is Oft-forgiving, Most Merciful. ❬ Önceki Sonraki ❭ وَرَفَعَ أَبَوَيْهِ عَلَى ٱلْعَرْشِ وَخَرُّوا۟ لَهُۥ سُجَّدًا ۖ وَقَالَ يَٰٓأَبَتِ هَٰذَا تَأْوِيلُ رُءْيَٰىَ مِن قَبْلُ قَدْ جَعَلَهَا رَبِّى حَقًّا ۖ وَقَدْ أَحْسَنَ بِىٓ إِذْ أَخْرَجَنِى مِنَ ٱلسِّجْنِ وَجَآءَ بِكُم مِّنَ ٱلْبَدْوِ مِنۢ بَعْدِ أَن نَّزَغَ ٱلشَّيْطَٰنُ بَيْنِى وَبَيْنَ إِخْوَتِىٓ ۚ إِنَّ رَبِّى لَطِيفٌ لِّمَا يَشَآءُ ۚ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلْعَلِيمُ ٱلْحَكِيمُ Ve refea ebeveyhi alel arşı ve harrû lehu succedâsucceden, ve kâle yâ ebeti hâzâ te’vîlu ru’yâye min kablu kad cealehâ rabbî hakkâhakkan, ve kad ahsene bî iz ahrecenî mines sicni ve câe bikum minel bedvi min ba’di en nezegaş şeytânu beynî ve beyne ıhvetî, inne rabbî latîfun limâ yeşâ’yeşâu innehu huvel alîmul hakîmhakîmu. Ana babasını tahtın üzerine çıkardı. Hepsi ona Yûsuf’a saygı ile eğildiler. Yûsuf dedi ki “Babacığım! İşte bu, daha önce gördüğüm rüyanın yorumudur. Rabbim onu gerçekleştirdi. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra; Rabbim beni zindandan çıkararak ve sizi çölden getirerek bana çok iyilikte bulundu. Şüphesiz Rabbim, dilediği şeyde nice incelikler sergileyendir. Şüphesiz O, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.” Türkçesi Kökü Arapçası ve çıkardı ر ف ع وَرَفَعَ ana-babasını ا ب و أَبَوَيْهِ üstüne عَلَى tahtın ع ر ش الْعَرْشِ ve hepsi kapandılar خ ر ر وَخَرُّوا onun için لَهُ secdeye س ج د سُجَّدًا ve dedi ق و ل وَقَالَ babacığım ا ب و يَا أَبَتِ işte bu هَٰذَا yorumudur ا و ل تَأْوِيلُ rü’yanın ر ا ي رُؤْيَايَ مِنْ önceki ق ب ل قَبْلُ muhakkak قَدْ onu yaptı ج ع ل جَعَلَهَا Rabbim ر ب ب رَبِّي gerçek ح ق ق حَقًّا ve gerçekten وَقَدْ iyilik etti ح س ن أَحْسَنَ bana بِي zira إِذْ beni çıkardı خ ر ج أَخْرَجَنِي -dan مِنَ zindan- س ج ن السِّجْنِ ve getirdi ج ي ا وَجَاءَ sizi de بِكُمْ -den مِنَ çöl- ب د و الْبَدْوِ مِنْ sonra ب ع د بَعْدِ أَنْ fitne soktuktan ن ز غ نَزَغَ şeytan ش ط ن الشَّيْطَانُ aramıza ب ي ن بَيْنِي ve arasına ب ي ن وَبَيْنَ kardeşlerim ا خ و إِخْوَتِي gerçekten إِنَّ Rabbim ر ب ب رَبِّي çok ince düzenler ل ط ف لَطِيفٌ şeyi لِمَا dilediği ش ي ا يَشَاءُ şüphesiz O إِنَّهُ O هُوَ bilendir ع ل م الْعَلِيمُ her şeyi yerli yerince yapandır ح ك م الْحَكِيمُ Diyanet İşleri Başkanlığı Ana babasını tahtın üzerine çıkardı. Hepsi ona Yûsuf’a saygı ile eğildiler. Yûsuf dedi ki “Babacığım! İşte bu, daha önce gördüğüm rüyanın yorumudur. Rabbim onu gerçekleştirdi. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra; Rabbim beni zindandan çıkararak ve sizi çölden getirerek bana çok iyilikte bulundu. Şüphesiz Rabbim, dilediği şeyde nice incelikler sergileyendir. Şüphesiz O, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.” Diyanet Vakfı Ana ve babasını tahtının üstüne çıkartıp oturttu ve hepsi onun için ona kavuştukları için secdeye kapandılar. Yusuf dedi ki Ey babacığım! İşte bu, daha önce gördüğüm rüyanın yorumudur. Rabbim onu gerçekleştirdi. Doğrusu Rabbim bana çok şey lütfetti. Çünkü beni zindandan çıkardı ve şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra sizi çölden getirdi. Şüphesiz ki Rabbim dilediğine lütfedicidir. Kuşkusuz O çok iyi bilendir, hikmet sahibidir.» Elmalılı Hamdi Yazır Sadeleştirilmiş Ana ve babasını taht üzerine çıkardı, hepsi Yusuf için secdeye kapandılar. Yusuf da Ey babacığım, işte bundan önceki rüyamın yorumu bu; gerçekten Rabbim onu gerçekleştirdi, cidden bana iyilikte bulundu; çünkü beni zindandan çıkardı; şeytan benimle kardeşlerimin arasını dürtüştürdükten bozduktan sonra sizi çölden buraya getirdi. Gerçekten Rabbim, dilediği şey için aldığı tedbirde çok hoş davranır. Gerçek şu ki, O, herşeyi çok iyi bilen, her yaptığın bir hikmete göre yapandır. Elmalılı Hamdi Yazır Anasıyla babasını yüksek bir taht üzerine oturttu ve hepsi birden Yusuf için secdeye kapandılar. Bunun üzerine Yusuf dedi ki İşte bu durum, o rüyamın çıkmasıdır. Gerçekten Rabbim onu hak rüya kıldı. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra, beni zindandan çıkarmakla ve sizi çölden getirmekle Rabbim bana hakikaten ihsan buyurdu. Doğrusu Rabbim dilediğine lutfunu ihsan eder. Şüphesiz O, her şeyi bilir, hüküm ve hikmet sahibidir.» Ali Fikri Yavuz Ebeveynini taht üzerine çıkardı, onlar da ebeveyn ve on bir kardeş kendisine hürmet için eğildiler veya kendisine kavuştuklarından şükür secdesine kapandılar. Yûsuf dedi ki “-Ey babacığım! işte bu, önceden gördüğüm rüyanın tâbiridir. Doğrusu Rabbim onu tahakkuk ettirdi, hakikaten bana ihsan buyurdu. Çünkü beni zindandan çıkardı, şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra sizi, çölden bana getirdi. Muhakkak ki Rabbim, dilediğine lütfedicidir; çünkü O Alîm’dir, Hakîm’dir. Elmalılı Hamdi Yazır Orijinal Ve ebeveynini taht üzerine çıkardı, hepsi onun için secdeye kapandılar, ve ey babacığım, dedi işte bundan evvelki ru´yamın te´vili bu, hakikaten rabbım, onu hak kıldı, hakikaten bana ihsan buyurdu çünkü beni zındandan çıkardı ve sizi badiyeden getirdi. Şeytan benimle biraderlerimin arasını dürtüşdürdükten sonra, hakikat rabbım meşiyetinde lâtif, hakikat bu, o, öyle alîm, öyle hakîm Fizilal-il Kuran Ana babasını makam koltuğuna oturttu, bu arada hep birlikte önünde secdeye kapandılar. Bunun üzerine Hz. Yusuf, babasına dedi ki; Babacığım, bu olay, bir zamanlar gördüğüm rüyanın somut yorumudur, Rabbim o rüyayı gerçeğe dönüştürdü. Ayrıca beni hapisten çıkararak ve şeytanın kışkırtması sonucunda kardeşlerimle aramın açılmasından sonra sizleri çöl ortasından kaldırıp yanıma getirerek bana lütufta bulundu. Hiç kuşkusuz Rabbim dilediklerine karşı lütufkâr davranır. O her şeyi bilen ve her yaptığını yerinde yapandır.» Hasan Basri Çantay Babasını ve anasını tahtının üstüne çıkarıb oturtdu. Hepsi onun için ona kavuşdukları için secdeye kapandılar. Yuusuf dedi ki Ey babam, işte bu, evvelce gördüğüm rü´yânın tehakkukudur. Gerçek, Rabbim onu doğru çıkardı. Bana iyilik etdi. Çünkü beni zindandan çıkardı. Şeytan benimle kardeşlerimizin arasını bozduktan sonra da O, sizi çölden getirdi. Şübhesiz ki Rabbim, dileyeceği şeyleri çok güzel, çok ince tedbîr edendir. Hakkıyle bilen, tam hikmet saahibi olan Odur». İbni Kesir Ana-babasını tahtın üzerine çıkarıp oturttu. Hepsi onun için secdeye kapandılar. Dedi ki Babacığım; işte bu; vaktiyle gördüğüm rüyanın gerçekleşmesidir. Doğrusu Rabbım, onu gerçekleştirdi ve bana ihsan etti de; şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra, beni zindandan çıkardı ve sizi çölden getirdi. Muhakkak ki Rabbım, dilediğine lütufkardır. Muhakkak ki O´dur O, Hakim, Alim. Ömer Nasuhi Bilmen Ve babası ile anasını yüksek bir taht üzerine kaldırdı ve onun için hepsi secdeye kapandılar ve dedi ki Ey pederim! İşte bu, evvelce görmüş olduğum rüyamın te´vilidir. Onu Rabbim vakıa mutabık kıldı ve muhakkak ki, bana ihsanda bulundu. Çünkü beni zindandan çıkardı ve sizi çölden getirdi, benim ile kardeşlerimin arasını şeytan bozduktan sonra. Şüphe yok ki, Rabbim dilediği şey için pek latîf tedbir sahibidir. Muhakkak ki alîm, hakîm olan O´dur O. Tefhim-ul Kuran Babasını ve annesini tahta çıkarıp oturttu; onun için secdeye kapandılar. Dedi ki Ey Babam, bu, daha önceki rüyamın yorumudur. Doğrusu Rabbim onu gerçek kıldı. Bana iyilik etti, çünkü beni zindandan çıkardı. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını açtıktan sonra, O, çölden sizi getirdi. Şüphesiz benim Rabbim, dilediğini pek ince düzenleyip tedbir edendir. Gerçekten bilen, hüküm ve hikmet sahibi olan O´dur.»

yusuf suresi 100 ayet okunuşu